Meltem Alacacı

Meltem Alacacı

Mail: [email protected]

Özelleştirme!

Özelleştirme!

Başkanlık sistemi diye dayatılmaya çalışılan sistemin ne denli tehlikeli olduğu, sonuçlarının revizesinin ne denli zor olduğu, parlamenter demokrasiden uzaklaşmamak gerektiği bütün aklı-selim insanlarca dile getirildi. Ama çabalar kifayetsiz kaldı ve parlamenter sistemden fersah fersah uzaklaşıldı. Sonuç ne oldu? Tek kişinin düşüncelerinin ve eylemlerinin hüküm sürdüğü, kanun hükmünde kararnamelerle devletin yönetildiği, hukukun bağımsızlığından söz edilemez hale gelindiği, özelleştirmenin Turgut Özal’ı bile solladığı bir durum ortaya çıktı.

Cumhuriyet’in ilanından sonra, çok büyük özveri ve çalışmalarla kurulan fabrika ve işletmeler, ağırlıklı olarak Turgut Özal’ın başlattığı ve diğer iktidarların devam ettirdiği özelleştirme furyası ile satıldı. Mevcut iktidar döneminde ise bu satışlar tepe noktasına ulaştı. Devletin, yani kamunun yani halkın olan yüzlerce kuruluş kamunun elinden alınıp özel kişilere, şirketlere verildi.

Ekonominin ve sosyal hayatın çekiciliğini üstlenen kağıt, şeker, demir, çay, enerji, kömür sektörlerinde faaliyet gösteren kamu kurumları, planlı işlediği yıllarda yüksek kar eden işletmelerdi. Yıllar içinde gereken önem verilmeyen bu işletmelerde, plansızlıktan kaynaklı aksamalar yaşandı. Hiçbir iktidar bu aksamaları düzeltme yoluna gitmeden, zarar ettiğini söyleyerek satma yoluna gitti.

Mevcut iktidar döneminde satılan yüzlerce kamu kurumundan en bilinenleri; Ereğli Demir Çelik, PETKİM, TÜPRAŞ, ETİ Holding, Türkiye Gübre Sanayi A.Ş, Hekimhan Demir Madeni, OYAKBANK, SEKA, Türk Telekom, Ray Sigorta A.Ş, Oymapınar Barajı, SÜTAŞ Hisseleri vb. daha niceleri. Son olarak gündeme gelen de, Sakarya’da bulunan Tank Palet Fabrikası’nın Milli Savunma Bakanlığı’ndan alınıp, Askeri Fabrika ve Tersane İşletmeleri’ne devredileceği ve devir akabinde, işletmesinin %49 hissesinin Katar’a ait olduğu BMC adlı şirkete verileceği söylenmekte.İnşaAllah böyle bir şey olmaz. Çünkü ekonomik ve savunma açısından dışa bağımlılık, tam bağımsızlıkla bağdaşmaz.

Diyelim ki, komşuna çok güveniyorsun, seviyorsun, vizyonlu biri olarak düşünüyorsun, dedin ki; ‘’Benim eve bir çeki düzen ver, senin zevkine güveniyorum; ama benim çok sevdiğim, ben de manevi değeri olan, bana çok faydası olan eşyalarım var, onları elleme’’. Komşun zaman içinde elleme dediğin, kıymet verdiğin her şeyi atıyor. ‘’İşe yaramaz’’, ‘’Eski’’, ‘’Estetik değil’’, ‘’Canım öyle istedi’’ vb. bahanelerle…

     Bakıyorsun ki verdiğin icazeti geri almazsan ev tehlikede,  yapılacak iş;  ‘’Yaptıklarına’’ teşekkür edip!icazeti geri alıp, evin hakimi olmakta.

Facebook Yorum

Yorum Yazın