Meltem Alacacı

Meltem Alacacı

Mail: [email protected]

İnsan Olmak Ya Da ‘’İnsan’’ Olmak

İnsan Olmak Ya Da ‘’İnsan’’ Olmak

Uzunca bir zamandır, içimizi acıtan, kendimizi sorgulatan şeyler yaşıyoruz. Her yeni güne, yeni bir olmazla başlıyoruz.

Binlerce hayvanın, ağacın, bitkinin, böceğin, kuşun evleri yandı İzmir’de. Sadece İzmir mi? Türkiye’nin her yerinde hektarlarca arazi, yani bütün bu canlıların evi yandı. ‘’Sebebi belirlenemeyen bir nedenle’’ çıkan bu yangınlardan başka, ‘’kıymetli’’ maden aramak için kesilerek yok edildi yine hektarlarca orman. İnsan olmayı başarabilmiş biri için, bundan daha can yakıcı, daha can acıtıcı bir şey olabilir mi?  Yer üstünü yakarak, keserek canını acıtırken, yer altını kazarak, delerek canını acıttı, insan olamayan birileri.

Nefes almak, hangi kıymetli madenle ölçülebilir? Hangi maden ciğerlere oksijen taşıyabilir? Hangi maden bir yudum suyun verdiğini verebilir. Bunlar, ölçülebilen değerler değil, bunu anlayalım artık.

     Doğa katline paralel, ülkemizde güzel ve etik olmayan şeylerin sayısı arttı. Belli bir zümrenin keyfine göre yapılan işlemlere göz yumulmakta,rüşvet-yolsuzluk-hırsızlık alıp başını gitmekte, değerli insanlar, profesörler, bilim insanları ‘’kazalarda’’ ölmekte, ehliyetsiz elden çıkan kurşunlar can almakta, kişi hak ve özgürlükleri ihlal edilmekte, haklar gasp edilmekte, liyakat sadece sözlükte bir kelime olarak kalmakta, yardıma muhtaçlar görmezden gelinmekte, çocuk ve kadın istismarı sayısı korkunç boyutlara ulaşmakta, kişilerin birbirlerine saygı, sevgi ve tahammülü azalmakta vs. vs.

     Yani büyük bir ahlaksal çöküş yaşanmakta…

Peki ne yapmalı? Güzel çocuklar büyütelim. Büyümüş olan çocukları da ‘’Olmamış bu’’ deyip bırakmayalım, onlara uygun eğitim politikaları geliştirelim, rehabilite edelim. Çünkütoplumun temeli insan. Çünkütoplumun temeli çocuk. Çocuğa, paralı değil, ahlaklı olmanın erdem olduğunu, bu dünyadaki varlık sebebinin zengin olmak değil, kendini keşfetmek olduğunu anlatalım.

     Az sonra kurban edilecek bir koyunu bileküçücük elleriyle beslemeyi öğretelim. İçindeki o yaşatma duygusunu hep diri tutmayı öğretelim.  Kediden, köpekten korksa da onlara zarar vermemeyi öğretelim. Ormanda yanan kaplumbağa için ağlamayı öğretelim. Bir ağacı sulamayı öğretelim, bir fidanla konuşmayı, toprakla haşır neşir olmayı, her canlıya saygı duymak gerekliliğini öğretelim. Sevmeyi öğretelim…

Ve yangında zarar gören canları tedavi edelim, bunca yanan, kesilen ağaçlar yerine yenilerini dikelim. Yaradan, öyle sistemli, öyle bonkör bir tabiat yaratmış ki; dağ, taş, toprak küsmüyor; verileni, dikileni, sunulanı kabul ediyor. Öyleyse, inatla, vazgeçmeden, pes etmeden, bireysel çaba gösterelim. Bu bireysel çaba, gün gelecek kolektif çabaya evrilecek, insan tekamülünü tamamlayacak ve gün gelecek güzel şeyler çoğalacak.

Umut, fakirin ekmeği olmaktan çıkacak, umut herkesin olacak…

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın