Meltem Alacacı

Meltem Alacacı

Mail: [email protected]

 Borçluyuz! Ama Atalarımıza

 Borçluyuz! Ama Atalarımıza

Cumhuriyet’i inşaetmek için, Gazi Mustafa Kemal ve yoldaşları-ülküdaşları, temelleritüm olanaksızlıklar, yokluklar ve engellemeler içinde attılar ve onca olanaksızlıklara, set çekmelere rağmen,bu sağlamtemeller üzerine Cumhuriyet’i inşa edip büyüttüler.

Hiç kolay olmadı; savaşlar, siyasi mücadeleler, hayatta kalma çabaları, her türlü sabotajlar ve parasızlık… Örnek, Erzurum Kongresi’nin akabinde, Sivas’a doğru yola koyulacak kongre kafilesinin büyük bir para sorunu vardı, yol paraları bile yoktu ceplerinde.

Mustafa Kemal, yaverleri, arkadaşları, üyelerherkes elinde avucunda ne varsa, bu vakte kadar zaten hürriyet yolunda harcamıştı, kimsede para kalmamıştı. Bu vaziyete tanık olan, Heyet-i Faale üyesi emekli Binbaşı Süleyman Bey, biriktirdiği 900 Lirasını ‘’Ben altmış yaşını geçmiş bir adamım. Allah’ın rızasından ve vatanın selametinden başka bir dileğim yok.’’ diyerek Onlara vermişti. Bu para ile yol hazırlıkları yapılmış, kumanya olarak da sınırlı sayıda ekmek, zeytin, peynir alınmıştı.Ancak bundan sonra Sivas’a doğru yola çıkılmıştı.

Bu olay, kahramanlık örneklerinden sadece bir tanesi, bunun gibi sayısızfedakarlıklar yapılmış, şu an adı unutulan yüzlerce, binlerce kahraman tarafından…

          Halk ise, fakir, devletin koyduğu vergileri ödeyemeyen, ödeyemeyeceği vergiler altında ezilen, geleceğini tasavvur edemeyen bir durumda idi. Buna karşın, Saray mensupları tasarruf şöyle dursun, şatafatlı harcamalarını finanse etmek için borçlanmaya gitmişler ve Düyun-u Umumiye prangasını ayağımıza geçirmişlerdi. Yani halk aç, Saray ise fazla toktu. Tarih ve tekerrür ikilisi…

Egemenliğin Sarayda kalması kendi menfaatleriyle paralel olan, başta İngilizler olmak üzere, işgalci güçlere karşı verilen onurlu ve büyük savaşların neticesinde kurulan Cumhuriyet,egemenliği Saraydan alarak Türk Halkına vermiştir. Atatürk’ün son derece açık ifade ettiği gibi ‘’ Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. İdare şekli halkın kaderini bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayalıdır. Türkiye Devleti’nin şekli Cumhuriyet’tir.’’

Yani Cumhuriyet’te esas, halk egemenliği ve demokrasidir. Çoğulcu demokrasi;yani ortak paydada, ortak faydada, ortak fikirde buluşmaktır. Tek kişi egemenliği, keyfiliği, adaletsizliği, haksızlığı ve liyakatsizliği getirir.

Biz, Cumhuriyetimizi ve bağımsızlığımızı Mustafa Kemallere, Kazım Karabekirlere, Binbaşı Süleymanlara, Nene Hatunlara, Halime Çavuşlara ve daha nicelerine borçluyuz. En büyük ahde vefa onlara karşı gösterecek olduğumuzdur.

Borç nasıl ödenir, ahde vefa nasıl gösterilir? Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi koruyarak, Misak-ı Milli sınırları içerinde kalan tüm vatan topraklarımızı koruyarak, parlamenter sistemi geri getirerek, liyakat esasına göre seçim yaparak, eğitim,ekonomi, dış politika, sosyal hayat, tarım, etik değerler, sanat konularında acil çalışmalar yaparak ve bunun için de geçmişimizden ders ve feyz alarak günün şartlarına uygun projeler geliştirerek, ayrımcılık yapmayarak, insan haklarını temel alarak, milli değerlerimize sahip çıkarak vs.

          Ve bu, Atalarımıza olan borç, birimizin değil, hepimizin borcu; vatan, birimizin değil hepimizin vatanı!

 

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın