ak parti

Ege Teknik Daikin

12-08-2016 FAHRETTİN KOYUNCU

Kentler bizim yaşam alanlarımız. Kent dediysem, ille de kent değil. Yaşadığımız yeri kastediyorum. Köyde yaşıyorsak köyü, kasabada yaşıyorsak kasabayı…

*

Ya doğuyoruz kentlerin içine ya da konukluğuna geliyoruz. Doğup yıllarımızı, belki de ömrümüzün tamamını geçiriyoruz bir kentte.  Konukluğuna geliyoruz ama yıllarca kaldığımız, o kentin havasını uzun uzun soluduğumuz da oluyor.

*

Hangisi olursa olsun, ister yerlisi olalım o kentin, isterse sonradan gelip orada ömür geçireni, yaşadığımız yerin insanı oluyoruz farkında olsak da olmasak da. Kentin akışına kaptırıyoruz kendimizi. O büyük çark alıveriyor bizi dişlilerinin arasına.

O büyük ana, alıveriyor bizi sıcacık kucağına. Çarksa, öğütüyor ufak ufak; anaysa, sevgisiyle avutuyor yıllarca.

Bütün bunlardan sonra seviyoruz kentimizi. Bir de bakıyoruz, zaman geçmiş, zamanlar geçmiş, ömürler geçmiş.

*

Sordunuz mu kendinize:

-Yaşadığım kentin neyini seviyorum?

-Bu kentin neyi olmadan yapamam?

-Beni bu kente bağlayan nedir?

-Üç gün, beş gün on gün uzak kaldığımda, neyini özlerim bu kentin?

*

Sorular düşündürür bizi. Düşündürmeli.

Her soru ayrı düşündürür kent üzerine, kentle aramızdaki bağ üzerine. Sorgulatır sevgi bağımızın gücünü, güçsüzlüğünü.

*

Birçok kentte yaşadım. Kiminde doğup büyüdüm, kiminde okullar okudum, kiminde hayatın çıraklığını yaptım.

Kimine ömrümün sıcağını verdim, onun sıcağıyla yüreğim ısındı. Kimine ısınamadım uzun zaman, soğuk soğuk bakıştık.  Ama hepsini ayrı sevdim sonunda. Bağlandım, şiirler yazdım kentler için.

Kimi kentleri ise, yüreğimin derinlerine sakladım. Zaman zaman çıkarıp tozunu alıyorum. Yüreğimin saatini yaşadığım kente  göre ayarlıyorum ben. Ya siz?




FAHRETTİN KOYUNCU Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler


Burç Yorumları