24-11-2016 KÜLTÜR-SANAT

Ses

Ses

Damıtılmış sesimi işitiyorum yine ince ince. Paslanmış duygularım var içten içe biliyorum ve esintileriyle avunurum sessizliğin cazibesinde. Ürperiyorum zamanlardan bir zaman yine. Duygularım dağılmak istercesine ve serserice hareketlerde yine. Durun diyorum ve susun, dinginliğime dokunmayın… Kımıldamayın ne olur. Zoruma gidenlere uğramayın yeniden ve yine beni üzmesin kalbimden süzülenler.

Özgürce koşmalıydım yaşamda. İçimden coşan enerjime küsmüştüm ve o da bana… Hareketli kişiliğimle, hayata güvenle atacağım adımlarımla ve kendimebırakılmışlıklarımla yazgımı yeniden yaşamak isterdim.

Ses, içimdeki o tavırlı ses…

Susmalarıma isyan eder durur içimden bir yerlerden nedense. Bana beni hatırlatır ve fısıldamalarla uyarır.Sesim nefesim karışır birden ve asi ruhuma ilişir yüreğim direnirken. Çöllerden gelir gibi, susamış gibi olurum aniden.

Sonra. Sus derim gizemli ses sus, şimdi yağmurun sesini dinleyeceğim seni değil…

Yağmurlar yağsın, yağsın ki gün ve gece berraklaşsın damlayan su tanecikleri gibi. Yağsın ki, ruhuma değsin o eşsiz ve huzur veren sesiyle. Yağmur bulutlarından kükreyerek gelen ve şimşeklerle inen bereketli ses baharlara sevinç yağdırır en güzelinden. Tükenmişliklerim olsa da canlanırım yine ve yeniden.

Yaşıyoruz, ölmedik arkadaş yaşıyoruz işte…

Derim içimdeki sinen sese birden. Dirilir bütün ruhum ve etrafıma bakarım bir gayretle. İnsanlara, hayvanlara, çocuklara, kadınlara ve şu acımasız hayatta kimler üzülüyor ağlıyorsa onlar gelir aklıma. Seslerini duyarım bir yerlerden. Hıçkırıkları sızlatır tenimi ve ağlayışlarını duyarım. Sesleri ile irkilirim çocukların.

Çocuk gelinlerin…

Çocukluğunu unutmuşların, tecavüze uğrayan minik bedenlerin, ne olduğunu bile anlayamayan ve ruhlarına inen darbelerle seslerini içine akıtanların ve daha duyamadığımız çığlıklarıyla yaşam savaşında mağlup olan binlercesinin…

Sesler, ah o incelen sesler! İçimde çoğalan üzüntüme karışan, duyamadığım fakat hissettiğim o narin sesler. Avuçlarım ve gözlerim ıslanır…

Sevincin gözyaşları akmalıydı oysa. Yağmurlarla yarışmalıydı mutlulukla ve gülmeliydi hep çocuklar. Gülmeliydi hep ve bilmemeliydi bu zalimlikleri. Sesleriyle umutlanmalıydı dünya ve insanlar, soluklanmalıydıkonların ışıl ışıl parlayan gözlerinde.

Gökkuşağında renklenmeliydi bakışları körpe canların ve içi yananların.

Şimdi buruk bir ses çoğalıyor içimde durulmayan. Dinlediğim her an yağmurlar yağar ruhumda canımdan öte. Uzaklardan seslenenlere uzanamadığıma haykırırım yüreğimle.

Unuturum bedenime ettiklerimi. Unuturum çılgınca ağlayışlarımı…

Unuturum zihnimdekileri… Unuturum işte, her şeyi unuturum...

Ah,minicik çocukların seslerini duyarım… Acıları dolar yüreğime ve nefesime.

Ve sessiz çığlıkları...

 




HABERE YORUM YAZIN

DİĞER KÜLTÜR-SANAT HABERLERİ
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler


Burç Yorumları