• DOLAR

    Alış:3.5634 Satış:3.5636
  • EURO

    Alış:4.1541 Satış:4.1548
  • ÇEYREK

    Alış:229.31 Satış:234.51
05 Aralık 2016, Pazartesi 11:32 | A+ | A-

İNSANLARI TANIDIKÇA

İNSANLARI TANIDIKÇA

Bursa’da kaldığım zamanlarda, komşum olan ve aynı zamanda köylüm olan emekli polis memuru Abdurrahman Aykan, zaman zaman konuşma esnasında bana “İnsanları tanıdıkça, hayvanları sever oldum” derdi. Ve bende O’nun bu sözlerine çok gülerdim. Çok tecrübeliydi. Görevi sırasında çok insanlarla karşılaşmış, çok insanı tanır olmuştu. İnsanların kötülüklerinden bahsederdi. Vefasızlıklarından, hayırsızlıklarından bahsederdi. Başından geçen olayları anlatırdı bana. Gördüklerinden, yaşadıklarından anlatırdı bir araya geldiğimizde. Bende onu hayran hayran dinlerdim, bıkmadan usanmadan. Çok güzel muhabbetlerdi onlar. Hakikaten, bazen O’nun söylediklerine ve anlattıklarına katılmamak elde değil. Vefasızlık insanlarda, kötülük insanlarda, hiç uğruna cinayet işleyebiliyor insanlar. Hiç uğruna canlar yakabiliyor. Sevdiği insanları katledebiliyor. Hayırsızlık, yalan, dolan her şey ne ararsan insanlarda. İnsanlara değer verirsen, seversen eğer bazen sevgin karşılıksız olabiliyor. Tek taraflı ya da önemsiz bir hale gelebiliyor o değerler, o sevgiler. Sen ne yaparsan yap, istersen ağzınla kuş tutsan bile yaranamıyorsun. Verdiğin değerler, verdiğin sevgiler karşılık bulmuyorsa eğer, hoyratça harcanabiliyor. Eğer sevdiğin kişinin kalbinde, gönlünde bir başkası varsa ve bu başkası tercih sebebiyse; Senin sevginle, değerinle kıyaslayıp karşı tarafı tercih ediyorsa, tercihini ondan yana kullanıyorsa eğer işte o zaman; senin değer, senin emek, senin sevgin bozuk para misali hoyratça harcanıldığının bir göstergesidir bu tutum. İşte bu tutumu görüyorsan eğer, yaşıyorsan o anları sen gel de hayvanları sevme.

Hayatım boyunca köy yerinde çok hayvanlarımız oldu. Koyunlarımız, çift hayvanlarımız, binek hayvanlarımız ve yük hayvanlarımız. Kedilerimiz, köpeklerimiz daha neler neler. Zaman oldu sevdik onları, zaman oldu belki değer bile vermedik, gübreliklerde soğuklarda yattılar kalktılar belki de onlar. Zaman oldu acıdık, zaman oldu onların ağlamalarına ve bize karşı yaptıklarına tanık olduk. Belki bize anlatmak istediklerini anlatamadılar, belki biz onları anlayamadık yardımcı olamadık. Ama onlardan hiç ama hiç ihanet görmedik, tercih haklarını kullanmadılar bile.

Ama ben yetiştikten sonra iki hayvanım oldu. Coni isimli bir köpeğim, Pamuk isimli bir kedim. Coni’yi Sevindikde şeftali bahçesinde bulmuştuk. O’ yavru iken sokağa terk etmişlerdi. Köye gönderdim. Büyüttük bizden bir parça oldu. Her köye varışımızda, bizi iki, üç ay görmese bile, bizi gördüğü zaman üzerimize atılır, ayaklarımızı ellerimizi yalar, yatar yuvarlanır, etrafımızda koşar olmadık şaklabanlıkları yaparak bize sevgi gösterisinde bulunurdu. Çeşitli sesler çıkarır, zaman zaman gözlerinden yaşlarda süzülürdü. Annemin vefatından sonra, babamla bir müddet yaşadı ve yine babamın vefatından sonra yemeden, içmeden kesildi ve bir anda evi terk ederek gitti. Aradık, sorduk köyün dışında bir alanda ölüsünü bulduk. Aile’mizden biriydi o. Ne kadar üzmüştü onun ölümü bizi.

Şimdi de evimizde pamuk isminde bir Ankara cinsi kedimiz var. Bize geldiğinde terk edilecekti ve yavruydu. Biz sahiplendik, büyüdü bize alıştı. Bizimle yatıyor. Oynamak istediğinde, önce uzun uzun miyavlar dikkatimizi çeker. Bizde O’nun oynamak istediğini anlarız ve evin içinde çılgınca koşturmalı bir saklambaç oyunu başlar. Yorulur, bizde yoruluruz dinlenmek için uzandığımızda, göğsümüzün ve karın bölgemizin üzerine çıkar ve yatar. Keyifli olduğu zaman soluk alışverişlerinde mırıltılar artar. Biz onunla ilgilenmezsek, görmezlikten gelirsek eğer; elimizi yalar, patisi ile bize dokunur. Bizde onu sıvazlar, okşarız. O’ da sevgimizin karşılığını bir şekilde bize mutlaka ama mutlaka gösterir. Konuşmasa da biz onun miyavlamasından ve hareketlerinden ne demek istediğini artık anlar olduk. Eğer, birimizle bir şekilde ilgilendi ise, bir müddet sonra ev halkından diğerine geçer. Aynı ilgiyi ona da gösterir ve görür.

Şimdi gel de Abdurrahman abiye hak verme. Hayvanlar zararsız, sevgiye muhtaç, dilsiz konuş masız, savunmasız garip yaratıklar.

Ne varsa insanlarda var. Sevdiği halde eşini öldürende, sevgiye ihanet edende bütün kötülükler ve vefasızlıklar insanlarda. Sevgi ile sarıp kucakladığın zaman, arkadan hançerleniyorsun. Bende sana katılıyorum Abdurrahman abi kulakların çınlasın sesimi duyuyor musun?

İnsanları tanıdıkça hayvanları sever oldum.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Yorum Yazın
CAPTCHA security code
yükleniyor

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Anket
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
yukarı çık